Yıldırım: Türkiye dünyanın vicdanı
Başbakan Yıldırım, “Belirsizlik Çağında Değişime İlham Olmak” ana temasıyla gerçekleştirilen “TRT World Forum”un açılış oturumuna katıldı.

19 Ekim 2017 Perşembe 06:52
HABER MERKEZİ – Başbakan Binali Yıldırım İstanbul’da düzenlenen Anadolu Ajansı’nın Global İletişim Ortağı olduğu, “Belirsizlik Çağında Değişime İlham Olmak” ana temasıyla gerçekleştirilen “TRT World Forum”un açılış oturumuna katıldı. TRT World Forum, alanında uzman akademisyen, siyasetçi, gazeteci, sivil toplum çalışanı olmak üzere yurtiçinden ve yurtdışından 400 profesyoneli İstanbul’da bir araya getirdi. Forum’da konuşan Başbakan Yıldırım, “Avrupa’da göçmen ve yabancı düşmanlığı akımının son yıllarda siyasi alanı da adeta etki altına aldığını görüyoruz. Bu bizim esasen bir süreden beri gündeme getirdiğimiz endişeleri de teyit ediyor. Bu gelişmeleri dikkate alarak Türkiye, kapsayıcı ve kucaklayıcı politika anlayışını sürdürmeye devam ediyor” şeklinde konuştu.
“TRT WORLD MEVCUT MEDYA ANLAYIŞINA İTİRAZ OLARAK DOĞDU”
Başbakan Yıldırım TRT World’ün doğru habercilik yaparak insanları gerçeklerden haberdar etmek ve sesini duyuramayanların sesi olmak üzere kurulduğunun altını çizerek, “Bir anlamda mevcut medya anlayışına itiraz olarak TRT World doğmuş oldu. Habercilikte büyük haksızlıklara maruz kalmış, bir ülkenin ve bir siyasi hareketin mensubu olarak ifade etmek isterim ki; habercilikte gerçeği ve sadece gerçeği vermek yeterlidir. Türkiye’nin misyonu hakikate hizmet, mazlumların sesi, aklı ve vicdanı olmaktır. TRT World’ün bunu küresel anlamda en iyi şekilde yaptığına şahit oluyoruz. Tarihiyle, medeniyet mirası ile geniş coğrafyaya yayılan kardeşlik bağlarıyla kıtalararası birbiriyle birleştiren Türkiye, dünyanın vicdanı olarak hareket ediyor, hareket etmeye de devam edecek.” şeklinde konuştu.
“TERÖR İNSANLIĞIN BAŞ BELASIDIR”
Binali Yıldırım, şöyle devam etti: “Çağımızda ne yazık ki yükselmekte ve yaygınlaşmakta olan ırkçılık, yabancı düşmanlığı, İslam düşmanlığı ve diğer ayrımcılıklar insanları ötekileştirmekte ve toplumları daha bölünmüş ve kırılgan hale getirmektedir. Bu tür eğilimlere karşı hep birlikte karşı konulmasına, saygı ve hoşgörüyü temel alan değerler üzerinde yükselen kapsayıcı bir dilin mutlaka geliştirilmeye ihtiyaç vardır. Şiddete varan aşırıcılık ve radikal ideolojileri besleyen eğilimlere asla fırsat vermemeliyiz. Nerede ve hangisinde karşımıza çıkarsa çıksın terörü insanlık düşmanı olarak görüyoruz. Terör insanlığın baş belasıdır. Terör her yerde ama demeden, fakat demeden, ayrım gayrım yapmadan lanetlenmelidir, küresel işbirliğiyle terörün üzerine şiddetle gidilmelidir.”
Başbakan Binali Yıldırım, “Avrupa’da göçmen ve yabancı düşmanlığı akımının son yıllarda siyasi alanı da adeta etki altına aldığını görüyoruz. Bu bizim esasen bir süreden beri gündeme getirdiğimiz endişeleri de teyit ediyor. Bu gelişmeleri dikkate alarak Türkiye, kapsayıcı ve kucaklayıcı politika anlayışını sürdürmeye devam ediyor. Her ne kadar Suriye’nin derdiyle dertleniyorsak Arakan’ın derdini de ihmal etmiyoruz. Filistin’in yardımına ne derece koşuyorsak Somali’nin yardımına da koşuyoruz” diye konuştu.
REFERANDUM MEŞRU DEĞİL
Türkiye’nin Irak konusundaki tutumunun açık ve net olduğunu kaydeden Başbakan Yıldırım, “Türkiye Irak’ın toprak bütünlüğünün, siyasi birliğinin muhafazasına büyük önem vermektedir. Uluslararası toplumun ikazlarına rağmen Kuzey Irak’ta, Irak anayasasını açıkça ihlal eden ve meşru olmayan bir referandum gerçekleşmiştir. Irak hükümetinin kendi ülkesinin sınırları içerisinde, anayasal egemenliğini tesis etmek üzere attığı adımlar yerindedir ve destekliyoruz. Türkiye olarak bu konuda bizim de atabileceğimiz adımlar mevcuttur. Bunları da birer birer hayata geçiriyoruz. Hava sahamızı kapattık, sınır kapılarının merkezi yönetime devredilmesi sürecini başlattık. Dolayısıyla Irak’ın toprak bütünlüğü içerisinde bütün etnik grupların bir arada yaşayacağı bir Irak geleceği konusunda kararlılığımızı sürdürüyoruz” dedi.
TERÖR ÖRGÜTLERİYLE ETKİN MÜCADELEMİZ SÜRÜYOR
Başbakan Yıldırım, Türkiye’nin farklı birçok terör örgütüyle mücadele verdiğine hatırlatarak, “Fırat Kalkanı ile 2 bin kilometrekarelik bir alanı DEAŞ’tan tamamen temizledik ve buraya Suriyeli kardeşlerimizin dönüp yerleşmesini sağladık. Bölgede Fırat Kalkanı Harekâtı ile 3 bin 600’ün üzerinde DEAŞ terör örgütü mensubunu etkisiz hale getirdik. Bugün hiçbir ülke, DEAŞ ile mücadelede Türkiye’nin gösterdiği başarıyı tek başına gösterememektedir. Bununla da kalmadık 4 bin 500 DEAŞ terör örgütü elemanını tutukladık, cezaevine koyduk ve 50 binden fazla yabancı savaşçının ülkemiz üzerinden bölgeye geçmesine engel olduk. Terör bir sonuçtur. Onun için ülkemiz, Suriye ve Irak’taki istikrarsızlıktan beslenen DEAŞ, PKK, YPG, PYD gibi terör örgütleriyle amansız mücadelesini sürdürmeye devam etmektedir. Ülkemizin meşru demokratik rejimini kanlı bir darbeyle değiştirmeye teşebbüs eden terör örgütüyle de karalılıkla mücadelemizi sürdürüyoruz. Bu anlamda terörle mücadele konusunda dost ve müttefik ülkelerden temel beklentimiz samimiyet ve daha fazla işbirliğidir” şeklinde konuştu.
KAYNAK : yeniakit