Yerli Sandbox Şehir Kurma Oyunu: Pile Up! Demo İncelemesi

Pile Up! ve Genel Tasarım

Yerli Sandbox Şehir Kurma Oyunu: Pile Up! Demo İncelemesi

Oyun dünyasını yakından takip eden insanların bildiği üzere Steam Next Fest, her yıl yüzlerce bağımsız oyuna ev sahipliği yapıyor. Etkinlik süresince bağımsız oyunlar Steam tarafından öne çıkarılarak, oyuncuların bu yapımları keşfetmesi için teşvik sağlanıyor. Steam Next Fest kapsamında etkinlikte yer alan oyunların demolarını indirebiliyor ve bu oyunları deneme imkânı yakalayabiliyorsunuz. Pile Up! isimli yerli oyunsa geçtiğimiz günlerde Steam Next Fest’te kendine ciddi anlamda yer bulma imkânı yakaladı.

Bu yıl 3-10 Ekim tarihileri arasında gerçekleştirilen Steam Next Fest’in 2’nci gününde Remoob isimli stüdyo tarafından geliştirilen Pile Up! isimli oyun, ana sayfada 2 saati aşkın süre boyunca kendine yer bulma imkanına erişti. Etkinlik süresince oyunun yapımcı ekibi, Steam üzerinden düzenledikleri canlı yayın esnasında hem oyunlarını tanıttılar hem de kendilerine yöneltilen soruları cevapladılar. Geliştiriciler yapmış oldukları yayın esnasında 2 saatin üzerinde bir süre boyunca anlık olarak ortalama on binin üzerinde izleyiciye erişmeyi başardılar.

Bir grup liseli arkadaş tarafından geliştirilen Pile Up!, minimal yapıda bir sandbox şehir kurma oyunu. Oyuna girer girmez oyunun sade menüsü sizi kucaklıyor ve sakin bir oyun deneyimi vaat ettiğini oyuncuya belli ediyor.

Oyunun dili gayet sade. Oyuna başlar başlamaz pek de ek bir bilgiye ihtiyaç duymadan içgüdüsel olarak yapıları inşa etmeye başlıyorsunuz. Pile Up! ilk etapta çok da derinliği olmayan bir yapım gibi görünüyor. Çeşitli fiziksel biçimlere sahip yapıları göze hoş gelecek şekilde konumlandırmaya başlıyorsunuz. En azından benim için ilk deneyimim anlattığım şekilde gelişti. Ancak çok geçmeden oyun beni ters köşe etmeyi başardı.

Pile Up! şirin ve minimal görüntüsünün altında belli oranda bir derinlik ve strateji isteyen bir oyun. Kurgu bunu daha oyunun erken safhalarında yüzünüze tokat vurur gibi vuruyor ve bir anda oyuncuyu şaşırtıyor. Dilerseniz oynanış anlamında Pile Up! neler vaat ediyor detayları ile bir bakış atalım.

Pile Up!’ın genel tasarım hatları aslında bir şehir kurma oyunu gibi desem sanırım yanlış bir telaffuzda bulunmuş olmam. Pek çok şehir inşa etme oyununda da olduğu gibi, Pile Up!’ta da bir şehir inşa ediyoruz. Oyunun seleflerinden ilk farkı ise, inşa etmeyi neredeyse sınırsız yatay alanlara değil de sınırlı bir alana dikey şekilde inşa ediyorsunuz.

Pile Up! tıpkı her şehir kurma oyununda olduğu gibi, belli oranda kaynak yönetimi mekaniklerini de içerisinde barındırıyor. Kurmuş olduğunuz yerleşkede yaşayan sakinlerin su, ısınma, elektrik ve park ihtiyaçlarını karşılamanız gerekiyor. Oyun işte tam da bu noktada derinleşmeye başlıyor ve oyuncuyu strateji gütmeye yönlendiriyor. Zira olur da oyunda herhangi bir strateji yapmadan rastgele bir oynanış performansı ortaya koyarsanız, çok geçmeden şehrinizde patlamalar ya da çeşitli sorunlar baş gösterecek ve daha oyunun başında mağlubiyete uğrayacaksınız.

Oyunda özellikle dikkat etmeniz gereken iki kaynak üreticisi var. Bunlardan biri gaz tankı, diğeri de jeneratör. Pile Up! içerisinde gaz tankı yanıcı, jeneratör ise tutuşturucu olarak konumlandırılmış durumda. Bu iki üretim mekanizmasının belirli bir etkileşim mesafesi mevcut. Olur da etkileşim alanlarına dikkat etmeden bu iki yapıyı birbirine yakın olacak şekilde konumlandırırsanız, patlama sizin için kaçınılmaz bir son olacaktır. Dolayısı ile şehrinizi inşa ederken, önceden kafanızda bir strateji ve plan belirleyerek harekete etmek, oyundaki varlığınızı sürdürebilmeniz açısından oldukça önem arz etmekte.

Ayrıca oyunda evleri inşa edebilmeniz için ihtiyaç duyacağınız fabrikaları da adanıza yerleştirmeniz gerekiyor. Söz konusu bu fabrikaların sayısı arttıkça kullanabileceğiniz ev tipleri de artış göstermeye başlıyor. Oyunda dikkat etmeniz gereken en önemli kaynaklardan bir diğeri de su depoları. Pile Up!, oyun tecrübeniz boyunca diğer kaynaklara nazaran su konusunda elini biraz cimri tutuyor. Bu durum da oyuncuyu su tanklarının yerini taktiksel olarak belirlemeye itiyor.

Pile Up! deneyimi süresince farklı tipte evlerin yanı sıra çeşitli yapıları da oyuncuya sunmayı ihmal etmiyor. Örneğin oyunda bir casino edinerek halkınızın mutluluğu üzerine tek sefere mahsus kumar oynayabilirsiniz. Ancak bu noktada temkinli olmanızı tavsiye ederim. Tıpkı gerçek hayatta da olduğu gibi kumar oynamanın çok acı sonuçları olabiliyor. Oyun esnasında edineceğiniz park yapıları ise oynanışı zorlaştırmak adına konulmuş. Aslında uygulanan bu metot çok hoşuma gitti ve çok mantıklı buldum. Nasıl ki gerçek hayatta parkların üzerine bir yapı inşa edilmesi söz konusu değilse aynı durum Pile Up! için de geçerli. Park alanı inşa ettiğiniz yere bir yapı inşa edemiyor olmanızdan kaynaklı olarak, bu yapıları nereye inşa ettiğiniz ve ne kadar alanı kapsadığı oldukça önemli.

Pile Up!’ın oynanışı üzerine daha konuşulabilecek pek çok şey var. Ancak bu noktada bazı şeyleri keşfetmeyi siz değerli okuyuculara bırakmak istiyorum. Ayrıca tek bir demo üzerinden daha fazla ayrıntılı anlatıma girmek gereksiz olacaktır. Oyun zaten tam sürüme çıktığında bu noktaya daha detaylı değineceğim.

Pile Up!, bu tarz bir oyundan bekleyebileceğiniz üzere basit kontrol temelleri üzerine oturtulmuş bir yapım. A tuşu ile sola D tuşu ile kamerayı sağa çeviriyorsunuz. W tuşu ile yukarı S tuşu ile aşağı yönlü kamera hareketleri gerçekleştirebiliyoruz.

Oyunda bir objenin yönünü değiştirmek isterseniz ise R tuşuna basmanız yeterli. Objelerin yerini, sadece onu koymadan önce değiştirebildiğinizi belirtmekte fayda var. Yapıları inşa edilecekleri alana koymak için ise farenin sol butonunu kullanmanız yeterli.

Pile Up!’ta ne yazık ki yakınlaştırma ve uzaklaştırma mekanikleri şimdilik bulunmuyor. Ayrıca harita üzerinde serbest gezinebilmeniz de ne yazık ki mümkün değil. Bunlar benim için ufaklı çaplı sorun yaratan kamera kontrolleri oldu. Bir de bu tarz oyunları oynayan bir oyuncu olarak, kas hafızasından dolayı elim sürekli olarak Q ve E tuşlarına gitti. Bu tuşları kamera yönünü sağ ve sol eksene döndürebilmek için kullanmaya çalıştım. Ancak dediğim gibi söz konusu bu durum tamamen benim kas hafızamdan kaynaklı, ezbere yapmış olduğum hareketeler.

Oyun, kamera hareketleri konusunda genel anlamda yumuşak bir geçiş sağlıyor. Yumuşak kamera hareketleri oyuna ekstra bir yumuşaklık katmış durumda. Keskin olmayan dönüşler oyunun yumuşak temasına uyum sağlıyor.

Grafikler ve Animasyon

Cel shaded grafiklere sahip olan oyun görsel açıdan huzur verici. Oyunu oynamaya başlar başlamaz kendinizi Lo-Fi müziklerin notaları ile yumuşak bir şekilde dans ediyor gibi hissediyorsunuz. Oyunun sahip olduğu sıcak tonlardaki renk paleti adeta oyuncuya huzur vermek için planlanmış. Doğru yerlerde doğru renk seçimleri yapılmış.

Cel shaded grafik tarzına sahip oyunlar doğru şekilde tasarlanırsa oyuncuya adeta bir göz ziyafeti yaşatmayı başarabiliyor. Pile Up! da bu noktada üstüne düşeni fazlası ile yapıyor.

Oyunda belli bir gece ve gündüz döngüsü söz konusu. Özellikle gece döngüsüne girdiğinizde evlerin pencerelerinden dışarıya doğru taşan sıcak sarı ışıklar, oyuncuya gerçek birer ev hissiyatı vermeyi başarıyor. Sarı ışığın o sakinleştirici ve sıcak duyguları uyandırması, doğru şekilde ve kararında uygulanmış.

Animasyon noktasında ise Pile Up! oyuncuya ne çok şey vaat ediyor ne de az şey. Böyle bir oyunda bulunması gereken animasyonları doğru ve kararlı bir biçimde oyuncuya sunmayı başaran yapım, animasyon noktasında ortalamanın üzerinde bir iş çıkarıyor diyebilirim. Ek olarak üzerine detaylıca düşünülmüş bazı animasyonları görmek detaylara dikkat eden oyuncular için keyif verici olabiliyor.

Pile Up!, ses tasarımı açısından gayet tatmin edici bir yapım. Yapıları inşa ederken çıkan sesler gayet tok ve tatmin edici seviyede. Buna ek olarak müzik kullanımı da oldukça doğru tercih edilmiş. Rahatlatıcı yapıda bir müzikle birlikte oyunun, oyuncuyu hipnotize etme etkisi pekiştirilmiş durumda. Hem müzik hem oynanış bir araya gelince farkında olmadan saatlerinizi oyuna harcıyorsunuz.

Sonuç

Pile Up! geçtiğimiz günlerde benim karşıma LinkedIn vasıtası ile çıktı. Oyun hakkındaki haberleri ve sektördeki insanların katlanarak artan mutluluklarını görünce ben de bu duruma kayıtsız kalamadım ve hem oyunu hem de haberi sizlerle paylaşmak istedim. Gerçekten bir grup lisesin gencin elde ettiği bu başarı takdire şayan.

Oyun geliştirme süreçlerine hâkim olan insanlar, ekip kurmanın ve ortaya başarılı bir iş koymanın aslında ne denli zor olduğunu iyi bilir. Bu noktada gençlerimizin doğru bir şekilde organize olup böyle bir yapım ortaya koymaları beni çok mutlu etti.

Geliştirici arkadaşların yine de dikkatli olmasında fayda var. Elde edilen başarının rehavetine kapılıp hata yapmak çok mümkün. Umarım bu gençler, bu geçici başarının nahoşluğu içerisinde yollarını kaybetmezler ve öz disiplinle, alçak gönüllülük ile kariyerlerine devam ederler.

Son olarak bağımsız oyunlar için en önemli şeylerden biri de topluluklarından destek alabilmek. Bu noktada eğer siz de Pile Up!’a destek olmak isterseniz oyunun mağaza sayfasını ziyaret edebilir ve oyunlarını istek listenize ekleyebilirsiniz. Zira istek listesi sayısının artış göstermesi yapımcılar için ciddi derecede anlam ve önem taşıyor. Buradan bu genç arkadaşlarımızı bir kez daha tebrik ediyor ve başarılarının devamını diliyorumi

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ