Sultan Abdülmecid’in mimarı Smith’in eserleri kitap oldu
İBB Kültür AŞ tarafından yayımlanan kitapta, Smith’in 1841-1858 yılları arasındaki tasarım ve uygulamaları yakından incelenip, hikaye ve görselleriyle birlikte okuyucuya sunuluyor.

Tanzimat’ın ilanından sonra İstanbul’da görev yapan İngiliz mimar William James Smith’in mimari eserleri kitap oldu.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür AŞ tarafından yayımlanan “Sultan Abdülmecid’in Bir Mimarı: William James Smith” isimli kitapta, Smith’in 1841-1858 yılları arasındaki tasarım ve uygulamaları yakından inceleniyor.
Kitap Edhem Eldem, Afife Batur, Gül Cephanecigil, Seda Kula Say başta olmak üzere çeşitli görsel kültür ve mimarlık tarihi araştırmacılarının makalelerinin derlenmesinden oluşuyor.
Bölümlere ayrılan kitapta, 19. yüzyılda Osmanlı başkentinde çalışan yabancı mimarların önde gelenlerinden olduğu halde az bilinen mimarın eserlerine, hikayeleri ve görselleriyle birlikte yer veriliyor.
500 yıllık ‘Mushaf-ı Şerif’in tıpkıbasımı yapıldı
İslam yazı sanatını zirveye taşıyan ve “Hattatların Piri” olarak tanımlanan Şeyh Hamdullah’ın yaklaşık 500 yıl önce yazdığı ve Türkiye’deki en değerli el yazmasıKur’an-ı Kerimler arasında bulunan “Mushaf-ı Şerif”in tıpkıbasımı tamamlandı.Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan alınan bilgiye göre; Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı tarafından 2014’te başlatılan proje kapsamında, Osmanlı hat sanatının kurucusu kabul edilen Şeyh Hamdullah’ın, Sultan II. Bayezid’in tilaveti için özel olarak yazdığı ve bugün Topkapı Sarayı Müzesi’nde muhafaza edilen “Mushaf-ı Şerif”in tıpkıbasımı işlemleri tamamlandı.Sultan II. Bayezid’in hat hocalığını da yapan Şeyh Hamdullah’ın yaklaşık 500 yıl önce yazdığı “Mushaf-ı Şerif”, süslemesi ve cildiyle Türkiye’deki en değerli el yazması Kur’an-ı Kerimler arasında yer alıyor.Klasik hat sanatında daha önce örneğine pek rastlanmayan “harekeli nesih” hatla yazılan ve bu şekilde okumada kolaylık sağlanan “Mushaf-ı Şerif”, bugünkü baskı teknolojilerindeki tüm yöntemler denenerek ulaşılabilen en üst kaliteyle bin adet basıldı ve Prof. Dr. Muhittin Serin’in kaleme aldığı “Şeyh Hamdullah ve Yazdığı Mushaf-ı Şerif” adlı Türkçe-İngilizce kitapçıkla birlikte özel kutusunda sertifikalı olarak yayımlandı.”Mushaf-ı Şerif”, 600 dpi çözünürlükte fotoğraflanıp, Kur’an-ı Kerim tıpkıbasım uygulamalarında Türkiye’de ilk defa başvurulan “hexachrome” tekniğiyle basıldı. Böylece, aynı rengin farklı tonları esere yansıtıldı ve sayfalardaki çeşitli leke izleriyle renk geçişleri başarıyla aktarıldı.Eserin basımında, tezhipli bölümlerdeki fırça boyasının sahip olduğu doğal doku ve sayfa zeminlerindeki gerçeklik hissini en hassas biçimde yansıtabilmek için “kum tram” yöntemi de kullanıldı. Tıpkıbasımın kapağında, orijinaline en yakın doku ve renge sahip iki ayrı hakiki deri üzerine sıcak varak ve soğuk gofre olmak üzere 24 baskı uygulandı. Eserin ağız kısımları, doğallık hissi sağlamak amacıyla çeşitli kumaş boyası karışımları kullanılarak tek tek elde boyanıp üzerine ipek baskı yapıldı. Böylece asıl nüshanın ağız kısmındaki desenlerin tıpkıbasımda aynıyla yer alması da sağlandı.Şeyh Hamdullah kimdir?İslam yazı sanatını zirveye taşıyan hattat olarak tanımlanan Şeyh Hamdullah Amasya’da doğmuştur. Doğum tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte tarihçiler 1426 – 1429 olabileceğini kaydetmektedirler. Hamdullah Çelebi, dini ilimleri ve edebi bilgileri devrinin meşhur alimi Şehzade II. Bayezid ve Ahmed’in hocası Hatip Kasım Efendi’den tahsil etmiş, ileri seviyede Arapça öğrenmiştir. İlk hat hocası Sufi Yahya Çelebi-zade Ali Çelebi olmuştur. Onun Fatih Sultan Mehmet’e katip olması üzerine Amasya’da Hayrettin Halil Çelebi hocalığında yazı eğitimini tamamlamıştır. Şeyh Hamdullah asıl gelişmesini Yakut Musat’sımi ve Abdullah Sayrafi’nin yazıları üzerinde yaptığı uzun çalışmalar sonucunda elde etmiştir.” Şeyh Hamdullah yazdığı yazı ve kendine has üslubu ile “ Kıbletül Küttab ” diye anılmıştır. Yazı onun elinde o derece gelişip güzelleşmiştir ki zamanındaki ve daha sonraki hattatlar ona benzemeye çalışmışlarsa da sanatına yaklaşabilen çok az olmuştur. II.Bayezid, şehzadeliği ve Amasya valiliği sırasında Şeyh Hamdullah ile yakından ilgilenmiş, hatta Hamdullah’ın yazı hokkasını kendi elinde tutarak üstada hizmette bulunmuştur. Davetlerde de en yakınında oturtmuş, diğer misafirlerden ayrı tutmuştur. 1481’de Fatih Sultan Mehmed’in vefatı üzerine tahta davet edilen Şehzade Bayezid, Amasya’dan ayrılırken hocası Şeyh Hamdullah’ı İstanbul’a davet etmiştir. Bayezid Han’ın saltanat tahtına çıkmasından bir süre sonra Hamdullah İstanbul’a gitmiş, Amasya’da iken arkadaşlık yaptığı Hattat Abdullah ve Hattat Cemaleddin Amasi’nin evine misafir olmuştur. Hocasının İstanbul’a geldiğini işiten Sultan Bayezid Şeyh’e olan muhabbetinden, ona yakın olmak ve sohbetinde bulunmak için sarayın harem dairesi civarında oda tahsis etmiştir. Daha sonra Şeyh Hamdullah, saraya katip ve saray hüddamlığına muallim tayin edilmiştir. Hattatların Piri Şeyh Hamdullah, “Şeyh” unvanını ok atıcılığından almıştır. Ok ve yay yapmakta meşhurdur. Şeyh Hamdullah iyi bir ok atıcısı olduğunu, 1100 adımlık atışıyla göstermiştir. Pehlivanlar arasında ok atış rekoru kırarak menzil sahibi üstat olmuştur.Bu başarıları sebebiyle Padişah II.Bayezid tarafından Mahmud ve Hamza Dede’den sonra Ok Meydanı Atıcılar Tekkesi Şeyhliği’ne tayin edilmiştir. Şeyh Hamdullah aynı zamanda iyi bir terzidir. Diktiği kaftanların dikiş yerlerini bulmakta zorlukta çekilirmiş. II. Bayezid’in şehzadeliği sırasında Şeyh Hamdullah kendi elleri ile diktiği ve hediye olarak verdiği kaftanda dikiş yerleri gizlenmiştir. EserleriŞeyh Hamdullah doksanı aşan yaşı ile hayata veda ettiği zaman, geride 30 Mushaf-ı Şerif, 50 En’am-ı Şerif ve cüz, 121 murakka ve kıt’a 8 ilmi eser, 6 dua mecmuası bırakmıştır. İlim ve sanat dünyamıza bilhassa altı nevi yazıda eserler vermiştir. 47 adet Mushaf-ı Şerif, Meşarik ve Mesahib-i Şerif, bine ulaşan Enam, Kehf, Nebe sureleri, tomar kıt’a ve murakka yazmıştır. Mimaride tezyini bir unsur olan celi yazılarla pek az meşgul olmakla beraber bilinen celi yazıları İstanbul’un Firuz Ağa Camii, Davut Paşa Camii, Bayezid Camii kitabeleri ile Edirne Bayezid Camii kitabeleri onun eseridir.
Osmanlı emrinde bir İngiliz “Başkonsolos”
Birinci bölümünde erken Tanzimat döneminin siyasi ve kültürel ortamının yanı sıra 19. yüzyıl Osmanlı mimarlığının ele alındığı makaleler yer alırken, ikinci bölümde ise Smith’in mimarlık kariyerini Büyük Britanya İmparatorluğu, Osmanlı İmparatorluğu, Sultan Abdülmecid ve çeşitli şahıslar için tasarladığı ve inşa ettiği yapılar üzerinden inceleyen makaleler bulunuyor.
Üçüncü bölümünde Smith’in mimarlığını üslup bakımından tahlil eden ve Tanzimat devri İstanbul mimarları arasındaki yerini tartışan makalelere verilen kitabın dördüncü ve son bölümünde ise Smith’in diplomatlık kariyeri ayrıntılı bir şekilde inceleniyor.
Taşkışla olarak da anılan Mecidiye Kışla-i Hümayunu, Tophane-i Amire Hastahanesi (Gümüşsuyu Askeri Hastanesi) ve Bahriye Hastahanesi (Kasımpaşa Deniz Kuvvetleri Hastanesi), William James Smith’in İstanbul’daki diğer önemli tasarım ve uygulamalarındandır.
İyi derecede Türkçe bilen, 1807 Londra doğumlu mimar, Osmanlı’nın çeşitli ülkelerdeki konsolos ve başkonsolosluk görevlerini de yürütür.
TÜYAP, rekorla kapattı
TÜYAP Tüm Fuarcılık Yapım AŞ tarafından Türkiye Yayıncılar Birliği iş birliğiyle düzenlenen 35. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı ve TÜYAP tarafından düzenlenen ARTİST / 26. Uluslararası İstanbul Sanat Fuarı’nda ziyaretçi sayısında rekor kırıldı.TÜYAP’tan yapılan açıklamaya göre, Beylikdüzü’ndeki TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde 12 Kasım’da ziyarete açılan fuar sona erdi.TÜYAP Kitap ve Sanat Fuarlarını ziyaret eden kitapsever ve sanatsever sayısında, geçen yıla göre yüzde 11,3 artışla 621 bin kişiyle rekor kırdı.Bu yıl 800 yayınevi ve sivil toplum kuruluşuyla 12 Kasım’da kapılarını açan fuar süresince söyleşi, panel, şiir dinletileri ve çocuk etkinlikleriyle birlikte 300 etkinlik gerçekleştirildi.Ana temanın “Felsefe ve İnsan” olduğu fuarda, çocuklara yönelik “Eğitim Hakkı”, “Farklılıklar”, “Eleştirel Okuma ve Düşünme” üzerine atölye çalışmaları gerçekleştirildi.Onur Konuğu’nun Almanya olduğu İstanbul Kitap Fuarı’na Almanya’dan 30 yayınevi katılırken, yaklaşık 40 etkinlik gerçekleştirildi. Fuarda, “Sözcüklerin Etkisi-Worte Bewegen” sloganıyla konuk olan Almanya ve Türkiye yayıncılar buluşması gerçekleştirildi.ARTİST / Uluslararası İstanbul Sanat FuarıBu yıl 26’ncısı düzenlenen ARTİST / Uluslararası İstanbul Sanat Fuarı’nın 7 no’lu ana salonunda da 25 galerinin yanı sıra “Umulmadık Topraklar” isimli, çok küratörlü geniş bir sergi, panel ve performanslar dizisi gerçekleştirildi.Her yıl genç sanatçılara destek vermek için ayrılan 8. salonda ise 30’u aşkın inisiyatif ve grubun yanı sıra Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, İstanbul Kültür Üniversitesi ve Uluslararası Knidos Kültür ve Sanat Akademisinin de içinde olduğu kurumlar yer aldı.Toplamda 12 bin metrekareyi aşkın iki salonda, yüzlerce sanatçının bini aşkın eseri, 9 gün boyunca sanatseverlerle buluştu.İstanbul Sanat Fuarı’nın, her yıl plastik sanatlara katkıları ve farklı alanlardaki çalışmaları nedeniyle verilen onur ödülleri de sahiplerini buldu. Çağdaş sanatlara önemli katkıları nedeniyle “Sanatçı Onur Ödülü” Gülsün Karamustafa’ya verilirken, “Sanatsever Kurum Onur Ödülü” ise Summart Sanat Merkezinin oldu.Yeni Şafak, fuarda sosyal medya üzerinden canlı yayın yaptıYeni Şafak ekibi 19 Kasım Cumartesi günü Facebook, Periscope ve Instagram Stories üzerinden canlı yayın gerçekleştirdi. Fuara ve imza günlerine katılmak isteyen ama katılamayan okurlar için gerçekleştirilen canlı yayınlar büyük bir ilgiyle takip edildi. Yayın çerçevesinde, saat 13.00’de Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, saat 13.30’da Derin Tarih Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Armağan ve saat 15.00’de ise Cins Dergi yazarlarından İsmail Kılıçarslan, Furkan Çalışkan, Yusuf Genç ve Mustafa Sami ile söyleşiler gerçekleştirildi.İbrahim Kalın canlı yayındaFuara katılan Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’ın “Ben, Öteki ve Ötesi: İslam-Batı ilişkileri Nereye Gidiyor?” isimli yeni kitabının tanıtımını gerçekleştirdi ve okurlarına imzaladı. Mustafa Armağan TÜYAP’ta“Tüm bildikleriniz tarih olacak” sloganı ile 2012 Nisan’ında yayın hayatına başlayan Derin Tarih, tarihî gerçekleri kapatıldıkları karanlık mahzenlerden belgelerin ışığında gün yüzüne çıkararak okurlarıyla buluşturan bir tarih dergisi olarak devam ediyor. Okurlar tarafından ilgiyle okunan derginin Genel Yayın Yönetmeni ve Yazar Mustafa Armağan, TÜYAP’ta okurlarıyla buluşup kitaplarını imzaladı.Cins Dergi ekibiyle canlı yayınKitap fuarına katılan İsmail Kılıçarslan ve ekibi, hem fuara dair görüşlerini anlattı hem de Gündem Editörü İzzet Kaya’nın sorularıyla gündemi değerlendirdi. Diriliş Ertuğrul dizisi hakkında da konuşan İsmail Kılıçarslan, dizi üzerinden kültürel iktidar kavramını gözler önüne serdi.
KAYNAK : Yenişafak