İnatçı çocuğunuzla papağan anlaşın
Bağımsız birey olma bilincine varan, ebeveynlere itiraz eden çocuklarla iletişimde ‘papağan yöntemine’ dikkat çeken psikolog Koçak “Bir konuda direten çocuğa, tek ve doğru bir açıklama yaparak tekrar etmek kabullenmeyi kolaylaştırır” diyor.

BİREY OLMA ÇABASINI 2 -3 YAŞ SENDROMU OLARAK ETİKETLEMEK YANLIŞ
Bebeklikten çocukluğa geçiş ebeveynleri zorlayan bir süreç. Bebekken sağlıklı besinleri doyasıya yedirdiğiniz, temizlik ihtiyaçlarını her gerektiğinde yapabildiğiniz hatta cicili bicili giydirdiğiniz minikler, 2-3 yaş evresine geldiğinde adeta ‘Artık ben bireyim. Her istediğini bana yaptıramazsın” mesaji vererek ebeveynlere itiraz etmeye başlıyor. Ailelere sakin bir tutum sergilemeyi öneren Beylikdüzü Küçük Şeyler Anaokulu Psikoloğu Dilan Koçak, çocuğun inatlaştığı bir konuyu farklı yönleriyle övmek yerine, tek ve doğru olan bir cümleyi tekrar etmenin yani papağan yöntemini kullanmanın faydalı olabileceğini ifade ediyor.
– 2-3 yaş evresinde çocukların ani duygu değişimlerini normal kabul etmek mi gerekiyor?
2 yaş civarında çocuklar annesinden ayrı bir birey olduğunu algılamasıyla bağımsızlığını kazanmaya çalışır. Söz dinlemeyebilir, istediği olmadığında öfkelenebilir, her işini kendisi yapmak isteyebilir. Çocuklara belli sınırlar içerisinde bağımsızlığını deneyimleme şansı verildiğinde çocuk daha ılımlı ve uyumlu yaklaşımlar sergileyecektir.
ALTIN KURAL ‘TUTARLILIK’
– Güç mücadelesine giren, ağlayarak istediğini yaptırmak isteyen ya da yapması gereken bir şeyi reddeden çocuğa nasıl yaklaşmalı?
İlk adım sakin bir tutum sergilemek. Ancak bazen tuvalete gitme, diş fırçalama gibi yapılması zorunlu durumlar olabiliyor. Çocuğu tanıyıp adımları ona göre atmak gerekiyor. Amacı inat mı yoksa oyun mu? Davranışın altında yatan sebebi görmek ebeveynlerin ikinci adımı olmalı. Bir de bu gibi durumlarda sıkça yapılan yanlış tutum da, çocuğu ikna etmeye çalışmak oluyor. Çocuklar genellikle ikna edilmeye çalışıldıklarını hissettiklerinde savundukları düşünceye körü körüne bağlanıyorlar. Örneğin; okula gitmek istemediğini dile getiren bir çocuk karşısında, okulu övmeye çalışmak ters tepebiliyor. Okulu övmek yerine okula gitmesi gerektiği konusunda çocukla aynı cümleleri tekrar ederek konuşmak, yani ‘papağan yöntemini’ kullanmak faydalı olabilir.
– Papağan yöntemi nedir?
Papağan yönteminde çocuk tek bir konu üzerinde diretirken ebeveyn de o konuya istinaden tek bir açıklama yapıyor oluyor. Böylece anne-babaların her zaman için elden bırakmamaları gereken altın kurallardan olan tutarlılık devrede olmuş oluyor. Tutarlı bir şekilde çocuğunuza söylediğiniz birkaç cümlelik karşılık aynı şekilde tekrarlandıkça kabulleniş süresi kısalıyor. Papağan yöntemine şöyle bir örnek verebiliriz. Çocuk: Okula gitmek istemiyorum. Anne: Okula gitmen gerekiyor. Ç: Ama ben evde kalıp televizyon izlemek istiyorum A: Seni anlıyorum ancak bizim işe senin de okula gitmen gerekiyor.
‘ROL MODEL OLUN’
– ‘2-3 yaş sendromu’ demek doğru bir tanım mı?
Sendrom, sözlük tanımıyla bir veya birkaç sıkıntının bir araya geldiği durumları tanımlar. Ancak pazartesi sendromu ya da 2 yaş sendromu gibi tanımlamalar dilimize yerleşmiş durumda. Öyle ki eski ve yeni nesil ebeveynleri de sıklıkla karşı karşıya getirir oldu. Büyükannelerden şunu duyar olduk: “Bizim zamanımızda sendrom falan yoktu.” Aslında eski ve yeni nesil çocukların davranışlarında değişen bir şey olmadı. Değişen tek şey anne-baba tutumları oldu. Eskiden olduğu gibi şimdi de çocuklar keşfetmeye ve denemeye yönelik davranışlar sergiliyor, bağımsızlığını tatmaya çalışıyorlar. Bu döneme isim koyup etiketlemekten öte bu yaş döneminde çocuklara karşı nasıl tutumlar sergilenmesi gerektiğine odaklanmak daha önemli.
– Doğru davranış biçimleri için ödül sistemi doğru mu?
Çocuklar sosyal varlıklardır, gözlemleyerek öğrenirler. Örneğin, çocuğa sağlığı için diş fırçalamasını söyleyip, bu eylemini siz gerçekleştirmezseniz çocuğunuzun yapmasını beklemek yersiz olur. Bu nedenle anne-babalar rol model olmalı. Çocuklar kimi zaman da güdülenmeye ihtiyaç duyar. Burada da devreye ödüller girebiliyor. Çocuğa ödül verildiğinde başarı sağlanıyor gibi görünse de aslında çocuğu ödüle bağımlı hale getirebiliyor ve ödül kesildiği anda davranış da kesilebiliyor. Bu nedenle doğru davranış biçimlerini öğretebilmek adına ebeveynlerin önceliği rol model olmaktır.
KAYNAK : STAR GAZETESİ