Hayatınızı değiştirin kalbinizi koruyun
Yaşam şeklini değiştirerek başta kalp ve damar hastalıkları olmak üzere birçok sağlık sorununa yakalanma olasılığının azaltılabileceğine dikkat çeken uzmanlar, hayata karşı iyimser olmanın ve kaliteli zaman geçirmenin de önemini vurguladı.

Tüm dünyada yaşamı tehdit eden sağlık sorunları arasında ilk sırada yer alan kalp ve damar hastalıklarının, anne karnından başlayarak her yaş grubunda görüldüğünü anlatan Dr. Siyami Ersek Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Cevdet Koçoğulları, “Kalp sağlığını korumak, kalp-damar hastalıkları ve inmeyi önlemek bu hastalıklara yol açan sebepleri ortadan kaldırmak çocukluktan itibaren kalp dostu beslenmeyle mümkündür. Özellikle sağlıksız beslenme, hareketsiz yaşam tarzı ve bunun sonucu olan obezite, kan şekeri, kolesterol ve tansiyon yüksekliği, kalp-damar hastalıkları gelişiminde önemli rol oynamaktadır. Akdeniz tipi diyet dediğimiz zeytinyağı, sebze, meyve ve balık zengin besinlerle beslenmenin bilimsel olarak kalp hastalıkları gelişimi üzerine olumlu etkileri var. Bununla birlikte işlenmemiş tahıllar, baklagiller, az yağlı süt ürünleri, deniz ürünleri, fındık, ceviz ve badem gibi kuruyemişler soframızda yer almalı, kırmızı et tüketimi ve doymuş yağlar azaltılmalı, zeytinyağı ve diğer sıvı yağlara daha fazla yer verilmelidir” dedi.
HAREKETLİ YAŞAYIN
Günde 30 dakika egzersiz yapmanın kiloyu kontrol etmenin yanında obezite ve diyabet gelişimini azaltarak genel sağlığa da olumlu katkılarda bulunacağını ifade eden Koçoğulları şöyle devam etti: “Ayrıca hayata karşı iyimser olmak, aile ve çevreyle kaliteli zaman geçirmek, uyku düzenini kontrol altında tutmak da önemlidir. Özetle kalp sağlığını korumak için, kalp dostu besinler tüketerek sağlıklı beslenin. Aktif olun, hareketli yaşayın. Tütün, sigara ve içki tüketiminden uzak durun. Sağlıklı vücut ağırlığınızı koruyun, fazla kilolarınızdan kurtulun. Kan basıncınızı ve kan şekerinizi kontrol altında tutun. Kan değerleri ölçümünüzü düzenli olarak yaptırın” tavsiyesinde bulundu.
FAST-FOODA DİKKAT
Sağlık Bilimleri Üniversitesi Haseki Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Kardiyoloji Eğitim Sorumlusu Doç. Dr. Mehmet Mustafa Can da “Son yıllarda, Türk toplumu küresel eğilimlere ayak uydurarak en yüksek kardiyovasküler sistem ve dolaşım sistemi hastalıklarına maruz kaldı. Sağlıklı beslenme ve emek gücünün yerini fast-food ve ofis işleri almaya başladı. Tüketim kültürüne, yağ içeriği yüksek yemekler, düzenli egzersiz eksikliği ve günlük hayatın stresi girdi. Bu yüzden düzenli olarak egzersiz yaparak, sağlıklı bir diyetle beslenerek kan lipit profilleri değiştirilebilir. Böylece kolesterol, tansiyon gibi hastalıklar kontrol edilebilir” diye konuştu.
KAYNAK : STAR GAZETESİ