100 kişiden 15’i uyuyamıyor
Prof. Dr. Derya Karadeniz, 17 Mart Dünya Uyku Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, insanların yaşamlarını sağlıklı şekilde sürdürebilmeleri için uykularının düzenli olması gerektiğini belirterek, uyku düzenindeki bozuklukların bazı hastalıklara neden olabileceğini anlattı.Uykusuzluk belirtilerinin değişebileceğini ifade eden, Prof. Dr. Karadeniz, gündüz uyuklama veya uyuya kalma gibi durumların normal olmadığını kaydetti.

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Uyku Merkezi Başkanı Prof. Dr. Derya Karadeniz, Türkiye’de her 100 kişiden 15’inde uykusuzluk görüldüğünü belirterek, “Uyku hastalıkları diğer hastalıklara da çok sıklıkla eşlik eden, tespit ve tedavi edilirlerse kişinin fiziksel sağlığını ve yaşam kalitesini çok ciddi etkileyen hastalıklar.” dedi.
Belirtiler farklılık gösterebilir
Öncelikle normal uykuyla hastalıklı uykunun ayırt edilmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Karadeniz, “Uyku hastalıkları dediğimizde belirtileri iyi bilmemiz gerekiyor. Biz o belirtilere göre hangi uyku hastalığı olduğunu öngörüp ona göre tetkik yapıyoruz.” diye konuştu. Prof. Dr. Karadeniz, uyku hastalıklarının belirtilerinin farklı şekillerde olduğunu ifade ederek, şöyle devam etti:
”Gece uykusuna ait belirtiler ve gündüz uyanıklığa ait belirtiler var uyku hastalıkları dedirten. Örneğin uykuya dalmada zorluk, sık uyanmak, kalitesiz uyuma, gece uykuda terleme, gece tuvalete kalkma, sabahtan dinlenmemiş yorgun uyanma, sabah baş ağrısıyla uyanma, gün içinde uyuklama isteği, gün içinde yorgunluk, dikkatte azalma, normal bir beslenmeye rağmen giderek kilo alma gibi her şeyin arkasında bir uyku hastalığı yatıyor olabilir. Uyku hastalıklarının tanısında gece uyku tetkiki dediğimiz vücutta olup biten her şeyi kayıt ettiğimiz tetkik kullanıyoruz ve bunun adı Polisomnografi. Polisomnografi’de biz kişinin beyin aktivitesini, hareketlerini, solunumunu, nabzını, oksijenini her şeyini kayıt ederek uykuda olup biten her şeyi tespit ediyoruz. Çünkü uyku hastalıkları kişinin farkında olacağı şeyler değildir. Uykuda ortaya çıkarlar veya gündüz uyuklamayla kendisini gösterirler. Dolayısıyla tanı koymamız için uyku tetkiki yapıyoruz.”
100 kişinin 5’inde uyku apnesi var
Prof. Dr. Fatma Tülin Kayhan, aşırı horlama ve uykuda solunum durması olarak adlandırılan uyku apnesi sendromunun sanıldığının aksine masum bir horlama değil önemli ve hayati tehlike taşıyan bir hastalık olduğunu belirtti. Her 100 kişiden 5’inde uyku apnesi sendromu olduğunu belirten kulak burun boğaz hastalıkları ve baş-boyun cerrahisi uzmanı Prof. Dr. Fatma Tülin Kayhan, “Hastalık, uyku sırasında solunumun 10 saniyeden fazla bir süre için durması şeklinde ortaya çıkar. Bu solunum durması durumunun 1 saatlik uykuda 5 defadan fazla olması ciddi bir problemin varlığına işarettir ve uykuda kan oksijenin düşmesiyle ilerleyen yıllarda kalp ritim bozukluğu, yüksek tansiyon, kalp büyümesi, kalp yetmezliği, kalp krizi ve felç gibi ciddi hastalıkları beraberinde getirir” dedi. Kayhan, uyku apnesinde belirtilerin gece ve gündüz belirtileri olarak ele alındığını ve kişilerin bu durumları özenle takip etmeleri gerektiğini belirtti. Uyku aksıyorsa hastalığa işaretCerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden Prof. Dr. Derya Karadeniz, “Eğer uyku aksıyorsa, bölünüyorsa birçok hastalık ortaya çıkıyor zaman içerisinde. Kalp damar hastalıkları ve obeziteyi buna örnek verebiliriz” dedi. 17 Mart Dünya Uyku Günü dolayısıyla düzenlenen toplantıda konuşan Karadeniz, ‘Doğru uyumak, düzgün uyumanın kendimize göre nasıl olduğunu bilmemiz lazım. Eğer uyku aksıyorsa, bölünüyorsa birçok hastalık ortaya çıkıyor zaman içerisinde. Kalp damar hastalıkları ve obeziteyi buna örnek verebiliriz” dedi.
‘Uyku bozuksa uyanıklık da bozuktur’
Prof. Dr. Karadeniz, 85 farklı uyku hastalığı türü olduğunu vurgulayarak, ”Örneğin uykusuzluk hastalıkları, uykuda solunum bozuklukları, uykuda hareket bozuklukları, uykuda yürüme, konuşma, bağırma, çağırma, uyku uyanık ritminin bozulduğu hastalıklar, uyuklama gibi 85 farklı hastalık var.” dedi. Tedavide öncelikle hastalığın tipini belirlediklerini dile getiren Derya Karadeniz, tespit ettikten sonra uyku hastalıklarının tedavi edilebileceğini, uyku hastalıklarının tedaviye çok iyi yanıt veren hastalıklardan olduğunu söyledi. Prof. Dr. Karadeniz, şöyle konuştu:
Uyku bozuksa uyanıklık da bozuktur. Uyku bozuksa bir insanın sağlıklı olması mümkün değildir. Çünkü uyanıklıktaki durumu aslında uykumuz sağlar. Uykuda beyin tamir edilir. Eğer uykuyu bozan bir şey varsa, tamir de bozulacağı için ertesi gün sorunlar ortaya çıkar.
Uyku düşmanı: Kafein
Uykusuzluk sorunu ve çözümlerine ilişkin yazılı açıklama yapan Psikolog Süreyya Kitapçıoğlu, insomnia adı verilen uykusuzluk sorununun, uykuya dalmakta veya uykuda kalmakta zorluk çekmekle görülen bir uyku bozukluğu olarak tanımlanabileceğini bildirdi.Herkesin uykusuzluk problemi yaşayabileceğine işaret eden Kitapçıoğlu, yetişkinler, kadınlar, stres altındaki insanlar, medikal/mental sağlık problemi olan kişilerin bu durumla daha sık karşılaştığını dile getirdi. Kitapçıoğlu, şunları kaydetti:”Gece boyunca uyanıyor ve tekrar uyuyamıyor musunuz? Yatağa uzanıyor ve gece boyunca yatakta dönüyor musunuz? Uyuyamayacağınız korkusuyla gece yatağa gitmekten korkuyor musunuz? Eğer bu sorulara evet yanıtı veriyorsanız uykusuzluk problemine sahip olabilirsiniz. Uykusuzluğun sebeplerinden ilki uyku engelleyici apne olabilir. Diğer bir sebep ise huzursuz bacak sendromu. Ayrıca depresyon, ağrı ve bazı medikal problemler de uykusuzluğa neden olabilmektedir.”‘200 miligramdan fazlası zararlıdır’Kitapçıoğlu, “Rahat uyuyabilmek için öncelikle kafein kullanımına dikkat etmeliyiz. Kafein beyni uyarır ve uykuya müdahale eder. Günlük düzenli kullanımlarda uyku problemlerine yol açar. Günlük 200 miligramdan fazlası zararlıdır. İkinci olarak yatağa girmeden yarım saat önce tüm elektronik aletleri kapatmaya özen gösterin. Son olarak odanızı karanlık tutun ve oda sıcaklığını ayarlayın. Gerekirse göz maskesi de kullanabilirsiniz” dedi. Uykusuzluk yaşıyorsanız dikkat! Geçmeyen uykusuzluğa dikkat
Gündüz uyuklama normal değil
Gündüz uyuklama halinin normal bir durum olmadığını kaydeden Prof. Dr. Karadeniz, ”Gündüz uyanık kalamama, beynin uyanıklığı sürdürememe gibi istemeden uykuya dalma ya da uyku isteği, gündüz uyuklama, kişinin kendisinin farkında olmadığı ve kabul etmediği bir durum da olabilir. Bir uyku hastalığı olup olmadığı, uyku merkezlerinde gece boyunca yapılan uyku tetkiklerine ilave olarak gün içerisinde yapılan testle anlaşılır.” diye konuştu.
Türkiye’de uykusuzluk oranının yüzde 15 olduğunu belirten Prof. Dr. Karadeniz, şöyle devam etti:
“Yani 100 insanın 15’i uykusuzluk hastası ülkemizde. Uyku apnesi dediğimiz uykuda solunum bozukluğuna bakarsak yüzde 14, dünyadan daha fazla ve kadınlarda daha çok tespit ettik. Uyanık kalamamaya giden hastalıklar binde 5 gibi. Uykuda hareket bozukluğu dediğimiz bir grup hastalığımız var, huzursuz bacak sendromu, uykuda bacak hareketleri gibi, bu yüzde 7 gibi. Yani uyku hastalıkları aslında toplumda çok iyi bildiğimiz şeker, hipertansiyon kadar sık hatta onlardan daha fazla ortaya çıkan hastalıklardır.”
Uykusuzluk yaşıyorsanız dikkat!
Uykunun ana olarak iki evresi olup NREM ve REM olarak adlandırılır. Sabaha karşı hafızayı güçlendiren ve beynin dinlendiği evre olan REM uykusunun süresi giderek artar. Dolayısı ile REM uykusu olmazsa olmazdır. İyi bir uyku için: Düzenli bir uyku programına bağlı kalın. Hafta sonu ve tatillerde bile, sabahları aynı saatte kalkın. • Gün içinde kısa uykulardan kaçının. Yatmadan iki saat önce stresli aktivitelerden ve ağır idmanlardan kaçının. Günün erken saatlerinde düzenli egzersiz yapın. Yatak odanızın karanlık, sessiz ve serin olmasına dikkat edin. Gerekirse kulak tıkacı ve göz maskesi kullanın.Eğer uyuyamıyorsanız yatak odanızdan çıkın, başka bir odaya gidin. Kitap okuyun ya da sessiz ve rahatlatıcı bir şey yapın.Kahve, çay veya diyet hapı gibi kafein, tein içeren şeylerden uzak durun. Uyku probleminizin altında bir hastalık olabilir Huzursuz bacak sendromu: Uyku ya da istirahat sırasında (otururken veya yatarken) bacaklarda hissedilen rahatsızlık, huzursuzluk, hareket ettirme ihtiyacı olarak tanımlanır. Uyuşma, karıncalanma bazen de tam olarak tanımlanamayan bir his oluşur. Oturma ya da uzanma gibi hareketsiz durumlarda ortaya çıkar veya daha da kötüleşir. Yürüme, germe gibi hareketlerle kısmen ya da tamamen düzelir. İnsomnia (Uyuyamama Hastalığı): Uykuya dalamama veya gece boyunca uykuyu sürdürmede zorlanma, normalden daha erken uyanma ve gün boyunca yorgun olmakla tanımlanan insomnia, çoğunlukla başka problemlerin belirtisidir. Uyuma zorluğu çekenlerin çoğu direksiyon başında uyuyakalmak gibi uygunsuz durumlar yaşamaz. Eğer böyle bir durum gerçekleşirse insomnianın sebebi uyku apnesidir. Narkolepsi: Gündüz aşırı uyku hali, önlenemeyen uyku atakları, bu ataklar sırasında rüya ya da rüya benzeri halüsinasyonlar narkolepsi uyarı işaretidir. Diğer belirtiler; gülme veya öfke gibi hislerle beraber oluşan kasların kontrolünün kaybı (katapleksi) ve uyku paralizi adı verilen, uyandıktan sonra hareket edememe halidir. Bu beklenmeyen uyku atakları ciddi travmalara, trafik kazalarına neden olabilir. Uyku apnesi: Gece uykuda nefes durmaları ve sık uyanmalar nedeni ile yeterince alınamayan REM uykusu gündüz aşırı uykululuğa neden olur. Demans: Demans hastaları bazen kişilik değişikliği aşırı sinirlilik ve uykusuzluk şeklinde başvurabilir. Nöropatik Ağrılar: Periferik sinir hasarı nedeni ile olan ellerde ve ayaklarda uyuşukluk ve ağrı, bel ve boyun ağrıları nöropatik ağrı olarak değerlendirilip uykusuzluk nedeni olabilir. Parkinson: Parkinson hastalığı REM uyku davranış bozukluğu şeklinde karşımıza çıkabilir. Özellikle uykuya daldıktan yaklaşık 2 saat sonra konuşma, yumruk atma, tekme atma şeklinde şiddet içeren davranışlar olur. Gündüz ise aşırı uyku hali şeklinde karşımıza çıkabilir. Eğer yalnız yaşayan bir hasta ise sadece gündüz uykusuzluk halinden şikayet eder gece olanları hatırlamaz. Bu nedenle az ya da fazla uyku birçok hastalığın belirtisi olabilir. Beyin enfeksiyonu, subdural kanama, beyin damar tıkanıklığı sürekli uyku haline neden olabilir.Bu belirtiler varsa en kısa zamanda hekime başvurun! •Banyo yapmak, kafein alımını kesmek, egzersiz ve rahatlama teknikleri gibi yöntemler işe yaramıyorsa, •Uyku probleminizin altında depresyon veya kalp rahatsızlığı gibi sebepler yattığına inanıyorsanız,•Uyurken aşırı horluyorsanız ya da nefessiz kalıyorsanız, •Konuşmak ya da araba kullanmak gibi normal aktiviteleri yaparken uyuya kalıyorsanız, •Uyandığınızda kendinizi sürekli yorgun hissediyorsanız, •Kullandığınız ilaçların uyku bozukluklarına yol açtığını düşünüyorsanız bir uzmana başvurup gerekli tetkiklerinizi yaptırmanız gerekir. Uyku testi, beyin MRI, EEG, EMG, kan tahlilleri nedene yönelik olarak istenip en kısa zamanda tedavi planlanmalıdır.
KAYNAK : Yenişafak